TBMM Genel Kurulu
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, fon soruşturmalarına ilişkin, "Fahiş gelir elde etmiş, spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, ister iktidar ister muhalefet partisinde olsun bunun bedelini ödeyecektir." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Değerlendirmeler öncesi TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, Gaziantep'te bıçaklı saldırıda yaralanan Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in sağlığına kavuşarak Meclis'teki çalışmalarına geri döndüğünü belirterek, Meriç'e geçmiş olsun dileklerini iletti.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, "fon soruşturmalarının normalleştirmeye çalışanların esas niyetinin bunu görmemezlikten gelmeye çalışmak olduğunu" iddia etti.
Bu konuda bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Kaya, "Toplumsal ahlak çürümüşlüğünü de dikkate aldığımız zaman topyekun milleti derinden sarsan bir soygunla karşı karşıyayız. Bu soygun meydana gelirken devletin düzenleyici ve denetleyici kurumları vardı. 'Bu soygunlar gerçekleşmesin, meydana gelmesin, kimse tevessül etmesin' diye mevzuatımızda görevlendirilen kurumlar vardı. Bunların bir kısmı düzenleyici, bir kısmı da denetleyiciydi ama maalesef bu düzenleyici ve denetleyici kurumlarımız işbaşındayken bu soygunlar oldu." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in geçmişte borsaya yönelik bazı açıklamalarda bulunduğunu söyleyerek, "Niye mani olmadın? Sen bu lafı ettikten sonra 500 küsur milyar lira para yatırıldı o 131 fona." sözlerini sarf etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının geçmişte Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) borsa ile ilgili "uyarı yazısı yazdığını" öne süren Çömez, "Ne zaman yapmış? 26 Şubat 2025. Hem Başsavcılığa hem Adalet Bakanlığına hem de SPK'ye, diğer devlet kurumlarına sesleniyorum. Demek ki bu soruşturma yürüyordu o zamanlar. Bu uyarılar yapılırken neredeydiniz Allah aşkına?" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, Ankara'nın başkent oluşunun 103. yıl dönümünü kutladı.
Yaşanan olayların, Türkiye'yi 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nü kutlamaktan uzak kıldığını söyleyen Sarı, "Hayallerini yarım bırakan kız çocuklarımızın acısını yaşıyoruz her gün yeni bir haberle. Narin Güran'ı, ölümü hala aydınlatılmasını bekleyen Rojin Kabaiş'i, İkbal Uzuner'i, Ayşenur Halil'i unutmadık. Daha birkaç gün önce Başakşehir'de okulda bıçaklı saldırı sonucunda yaşamını yitiren Eslem Sare Bulut'u ve aynı saldırıda yaralanan 7 kız çocuğumuzu unutmadık. Kaybettiğimiz bütün evlatlarımızı rahmetle anıyor, adalet bekleyen ailelerimizin de yanlarında olduğumuzu ifade etmek istiyorum." şeklinde konuştu.
Emeklilerin ekonomik sorunlarının görmezden gelindiğini savunan Sarı, en düşük emekli aylığının en az asgari ücret kadar olması gerektiğini belirttiklerini ancak bu konuda adım atılmadığını söyledi.
"Türk çiftçisi sahipsiz değildir"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Ankara'nın başkent oluşunun 103. yıl dönümünü kutlayarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan uğruna mücadele eden ve canını ortaya koyan kahramanları rahmet ve minnetle andı.
Çiftçilerin önemine değinen Kılıç, "Çiftçimiz daha fazla üretmek, kendini geliştirmek ve emeğinin karşılığını alabilmek için mücadele ediyor ancak yükselen girdi maliyetleri bu gayretin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Çiftçimiz bütün bu zorluklara rağmen toprağını ekmeye, üretmeye ve geçimini sağladığı bu toprakları terk etmemeye kararlı. Bizim görevimiz de bu gayreti desteklemek, üreticimizin önünü açmak ve emeğinin karşılığını alabileceği şartları oluşturmaktır." dedi.
Köylerin yeniden yaşanabilir hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, "Çiftçimizin emeği birkaç aracının veya piyasa spekülatörün insafına bırakılamaz. Üretim maliyetleri ile ürünün satış fiyatı arasındaki denge gözetilmeli, taban fiyatlar çiftçinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak şekilde belirlenmelidir." diye konuştu.
Mevcut uygulamaların geliştirilmesi ve desteklerin üreticinin ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde cevap vermesi gerektiğini kaydeden Kılıç, "Çiftçimiz ülkemizin geleceği için üretmeye devam ediyorsa bizim sorumluluğumuz da onun yükünü hafifletmek ve üretim azmini güçlendirmektir. Türk çiftçisi sahipsiz değildir. Milliyetçi Hareket, Anadolu'nun tarlasında, bağında ve bahçesinde ter döken her bir vatandaşımızın teminatıdır." ifadesini kullandı.
"Muhalefet bu konuda ortaklaşmıştır"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, fon soruşturmalarına yönelik Meclis araştırma komisyonu kurulması gerektiğini söyledi ve bu konuda iktidarı eleştirdi.
Emeklilerin yaşam hakkından feragat edecek kadar yoksulluk baskısı altında kaldıklarını belirten Temelli, "Ama böyle vurgunların olduğu bir ülkede böyle bütçe yapmaya devam ederseniz aslında bu vurgunların bedelini yine emekliler, emekçiler, kadınlar öder. Yani ülkenin yüzde 80'ini yoksullaştırdınız, o yoksul halk öder. Buna 'dur' demenin yolu, bugünden başlayarak gerçekten bu meselenin önüne geçebilecek bir iradeyi ortaya koymaktan geçiyor. Muhalefet bu konuda ortaklaşmıştır, iktidara sesleniyoruz: muhalefete kulak verin, DEM Parti'ye kulak verin." şeklinde konuştu.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, fon soruşturmasının Türkiye'nin en büyük sorunu olduğunu, 25 gündür bu konuda hiçbir adım atılmadığını öne sürdü.
Soruşturmalarla ilgili kurumların görevlileri hakkında bir görevden alma uygulanmadığını ve soruşturma açılmadığını söyleyen Emir, "Hala tehditler, kaçamaklar, erişim engelleri, korkutma, susturma, sindirme çabaları, hala gazetecileri hapse atma, ev hapsine koyma çabalarıyla bu meselenin üstünün örtülebileceğini zannediyorlar. 20 milyar liranın üzerinde bir vurgun var. Ekonomiye toplam maliyeti 100 milyar doların üzerinde ve 25 gündür gerçekte hiçbir şey yapmamış bir siyasi iktidar var." görüşlerini öne sürdü.
Emir, bu konuda soru sormaktan vazgeçmeyeceklerini belirterek, "O işlem yapılan 217 şüpheli kimdir? Adalet Bakanı'nın '187 milyar liralık işlem yapmışlar, haksız kazanç elde etmişler' dediği o 214 kişi kimdir?" sorularını yöneltti.
"Bunun mutlaka hesabını soracağız ve mutlaka hesabı verilecek"
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Ankara'nın başkent oluşunun 103. yıl dönümünü kutladı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türkiye'yi hedef alan ifadelerine tepki gösteren Akbaşoğlu, şunları kaydetti:
"Herkes bilsin ki Türkiye tehdit diliyle hizaya getirilecek, hadsiz söylemlerle iradesinden vazgeçirilecek bir ülke asla değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın insanlık onurunu, mazlumların hakkını ve uluslararası hukuku esas alan duruşunu hedef alan bu hadsiz açıklamalar, Türkiye'nin hakikatleri dile getirme kararlılığını asla ve kat'a gölgeleyemeyecektir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, dün olduğu gibi bugün de milli iradesine, devlet vakarına ve mazlumların yanında duran ilkeli duruşuna sahip çıkmaya kararlılıkla devam edecektir."
Türkiye'de yılın 9 ayında 54 ilin ihracatının arttığını söyleyen Akbaşoğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme hedefleriyle ülkenin ekonomik gücünü artırmaya devam ettiklerini anlattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, fon soruşturmalarına ilişkin meselenin süratle çözülebilmesi amacıyla yoğun bir gayret içinde olduklarını dile getirerek, atılan adımlara değindi. Soruşturmaların titizlikle sürdüğünü ve devam ettiğini aktaran Akbaşoğlu, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'ne işaret etti. Akbaşoğlu, şöyle konuştu:
"Bizim şu anda birinci önceliğimiz kamu kaynakları kullanılmadan bu süreci şeffaf, adil ve hızlı biçimde yönetmektir. Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş gelir elde etmiş, spekülasyon veya manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, ister iktidar ister muhalefet partisinde olsun, bunun bedelini ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyeti sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, ister iktidardan ister muhalefetten, bunun mutlaka hesabını soracağız ve mutlaka hesabı verilecektir."
Bazı grup başkanvekillerinin konuşmasına tepki göstermesi üzerine Akbaşoğlu, "AK Parti'den veya muhalefetten haksızlığa ve hukuksuzluğa bulaşanlara hesap soracaklarını" vurguladı.
Öte yandan grup başkanvekilleri, TBMM Başkanvekili Beyazıt'a görevinde başarılar diledi.