Sudanlı gazeteciye İngiltere'den vize reddi: 'Çifte standart ve sansür'

Admin User 22 Haziran 2026, 11:15 9 Okunma Gündem

İngiltere'de "Yılın Gazetecisi" seçilen Sudanlı gazeteci Muhammed Amin, Londra'daki ödül törenine katılmak için yaptığı vize başvurusunun reddedilmesini ülkesindeki gazetecilere yönelik "çifte standart ve sansür" olarak nitelendirerek, kararın halkının sesinin uluslararası kamuoyunda duyulmasını engellediğini belirtti.

Londra merkezli Middle East Eye (MEE) haber sitesi için Sudan'da serbest muhabir olarak çalışan Amin, "2026 One World Media Ödülleri"nde Sudan'daki savaşa ilişkin haberleriyle "Yılın Gazetecisi" ödülüne layık görüldü.

Amin, İngiltere İçişleri Bakanlığının 8 günlük vize başvurusunu reddetmesi nedeniyle Londra'da düzenlenen ödül törenine katılamadı ve ödülü video mesajla kabul etti.

İçişleri Bakanlığı, Amin'e gönderdiği karar yazısında, gazetecinin İngiltere'ye ziyaretçi vizesi kapsamında izin verilen bir amaçla giriş yapmak istediği ve ziyaretinin sonunda ülkeden ayrılacağı konusunda ikna olmadıklarını savundu.

Amin'in ziyaretinin MEE tarafından desteklendiği ve ödül organizatörleri tarafından gönderilmiş davet mektubunun bulunduğu belirtildi.

Bakanlık, vize reddi kararına karşı itiraz veya idari inceleme hakkı bulunmadığını da ifade etti.

Sudan'daki savaş, açlık ve yerinden edilme krizini sahadan takip eden Amin, vize reddi kararı ve Sudanlı gazetecilerin uluslararası platformlarda karşılaştığı engellere ilişkin AA muhabirine konuştu.

"İngiltere İçişleri Bakanlığının kararı ayrımcılık"

Muhammed Amin, vize başvurusunun reddedildiğini öğrendiğinde öfke duyduğunu ancak karara şaşırmadığını söyleyerek, İçişleri Bakanlığının, ziyaretinin sonunda Sudan'a döneceği konusunda ikna olmadığını bildirmesinin "ayrımcılık" olduğunu dile getirdi.

Amin, "İçişleri Bakanlığının ret gerekçelerinde, ülkeye geri döneceğim konusunda onları ikna edemediğim belirtildi. Bu, sığınma talebinde bulunabileceğimin ima edilmesi anlamına geliyor. Bu doğru değil." dedi.

Afrika ve Küresel Güney ülkelerinden gelen kişilerin, yalnızca sığınma başvurusunda bulunmak isteyen kişiler olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Amin, ülkesinden ayrılarak başka bir ülkede kalmak istemediğini ifade etti.

İngiltere'nin Sudan'daki krize ilişkin insani ve siyasi konferanslar düzenlemesini, buna karşın Sudanlı gazetecilere vize vermemesini çelişki olarak değerlendiren Amin, Küresel Güney'den gazetecilere yönelik bu yaklaşımın "İngiltere hükümeti açısından skandal" olduğunu belirtti.

"Çifte standart ve sansür olduğunu düşünüyorum"

Amin, İngiltere'yi 2022'de de ziyaret ettiğini ve Sudan ile Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki Rus paralı asker grubu Wagner'in ihlallerine ilişkin haberiyle "Martin Adler Ödülü"nü almak üzere ülkede 11 gün kaldığını anlattı.

Bu kez yapılan vize başvurusunun neden reddedildiğini bilmediğini vurgulayan Amin, kararın Sudan'da ordu ile çatışan dış destekli Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milislerine karşı direnişi konu alan ve "2026 One World Media Ödülü"ne aday gösterilen haberiyle bağlantılı olabileceği yönündeki görüşünü paylaştı.

Amin, 2022'de Wagner Grubu'nun Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki ihlallerini konu alan haberinin Avrupa'nın o dönemdeki dış politikasıyla örtüştüğünü, bu nedenle vizesinin 3 gün içinde onaylandığını dile getirdi.

Bu kez farklı bir tutumla karşılaştığını ifade eden Amin, "Bu kararın çifte standart ve sansür olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

"Sudanlılar olarak kimseye yük değiliz"

Amin, Sudan'daki mevcut duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede de ülkedeki çatışmanın ve hak ihlallerinin ülke genelinde sürdüğünü anlattı.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milislerinin ülkenin farklı bölgelerinde soykırım niteliğinde eylemler gerçekleştirdiğini ve bunların devam ettiğini söyleyen Amin, Sudan'ın Gazze ve dünyanın diğer bölgelerindeki krizlerde yürütülenlere benzer dayanışma kampanyalarını hak ettiğinin altını çizdi.

Amin, bu tür kampanyaların, İngiltere hükümetine savaşı destekleyen ülkeler üzerinde baskı kurması için çağrı yapılmasına katkı sağlayabileceği değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:

"Bizim insanlıkta eşit ortaklar olmamız gerekiyor. Sudanlılar olarak kimseye yük değiliz. İngiltere'de herhangi bir Sudanlının bireysel olarak bir şey yapması, tüm Sudanlıların cezalandırılması gerektiği anlamına gelmez. Terörizm ve diğer tüm suçlamalar konusunda da şunu söylemek istiyorum: Biz Sudanlılar geçmişte ve bugün, terörizmden İngiltere ve diğer ülkelerden çok daha fazla zarar gördük. Terörizme karşı 30 yıl boyunca ön safta mücadele eden insanlar olarak iki kez mağdur olamayız. Şimdi de bazı iddialar nedeniyle İngiltere tarafından cezalandırılamayız. Bu politikaların tümünü gözden geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum."

İngiltere İçişleri Bakanlığı, Amerikalı Türk siyasi yorumcu Cenk Uygur ve yayıncı Hasan Piker'in de "antisemitizmi artırma riskine yol açabileceği" iddiasıyla ülkeye girişini yasaklamıştı.

Sudan'daki çatışmalar ve HDK güçlerinin ihlalleri

Sudan, 15 Nisan 2023'ten bu yana ordu ile dış destekli Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.

Dünyanın en kötü insani krizlerinden birine yol açan bu çatışmalar, on binlerce Sudanlının hayatını kaybetmesine ve yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine neden oldu.

HDK, ülkenin 18 eyaletinden 5'inin merkezini kontrol ederken Sudan ordusu, güney, kuzey, doğu ve orta kesimler dahil olmak üzere kalan 13 eyaletin büyük bölümünde ve başkent Hartum'da hakimiyetini sürdürüyor.

Kaynak: AA / Zuhal Demirci
Etiketler: Turkiye
Kaynak: Kaynak Site

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap veya Üye Ol

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!