SP lideri: NATO zirvesi için Ankaralılar mağdur ediliyor
(ANKARA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara'da NATO Zirvesi kapsamında yapılan hazırlıklara ilişkin, "NATO zirvesi için Başkent'in yaşamı askıya alınırken, bunun bedelini Ankaralılar ödüyor. Gündelik işlerde çalışanlar işe ulaşmakta zorlanıyor. İşçiler ücretsiz izin uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Esnaf müşteri kaybı yaşıyor. Başkent halkı kendi şehrinde ikinci plana itiliyor" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sözlerine, cuma günü karne alacak öğrencileri tebrik ederek başlayan Arıkan, velilere de teşekkür etti. Arıkan, 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Evlatlarımızı sıralarında, öğretmenlerimizi sınıflarında kaybettiğimiz, tedirginlikle okul kapılarında beklediğimiz, okula her gün 'aç' giden çocukların sayısının arttığı, anlamsız bir inatla kurulan 'Milli Eğitim Akademisi' nedeniyle, yanlış atama ve yer değiştirme politikaları nedeniyle, öğretmenlerimizin aile bütünlüğünün dağıldığı bir yıl oldu… ?Yoksulluk sınırına bile ulaşamayan öğretmen maaşlarını olduğu bir yıl oldu, hakkını arayan özel sektör öğretmenlerimize sert müdahalenin, hakkını savunan mülakat mağduru öğretmenlerimize daha sert müdahalenin yapıldığı bir yıl oldu!"
Mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenlerinin de grup toplantısı salonunda olduğunu ifade eden Arıkan, şunları söyledi:
"Onların okulları 'özel' ama maaşları sıradan… Onlar öğrencileriyle buluşmayı hak etmiş, ancak mülakatla ayrılmış öğretmenler… İktidar, keşke o öğretmenlerimizi önce dinleseydi! Basit bir talepleri var: Bakanlığın, devletin garantör olduğu, söz verilen toplantının gerçekleşmesi… İktidara geçen hafta sordum bu haftada soruyorum; Neden bu toplantıyı yapmıyorsunuz? Neden çekiniyorsunuz?"
Biz biliyoruz… Çünkü; öğretmenin sesi duyulursa, eğitimin gerçek sorunları da duyulacak… Özel okul öğretmenleri konuşursa, emeğin nasıl değersizleştirildiği ortaya çıkacak… Mülakat mağduru öğretmenler konuşursa, adaletin nasıl ayaklar altına alındığı ortaya çıkacak… Tayin mağduru öğretmenler konuşursa, ailelerin nasıl dağıldığı ortaya çıkacak… Ben bu vesileyle; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum; halihazırda hak arayışlarına devam eden özel sektör öğretmenlerimizin, mülakat mağduru öğretmenlerimizin mücadelelerini buradan selamlıyorum."
İktidara temsili bir karne hazırlayan Arıkan, "Yıl sonu öğrencilerimizin karnesi olur da, İktidarın karnesi olmaz mı? Güvenlik, sıfır. Hijyen, sıfır. Güven, sıfır. Adalet, sıfır. Liyakat, sıfır. Ama edebiyat, yüz. İş edebiyata, hamasete gelince iktidar yetkilileri 100 üzerinden 100 alıyor. Bu karne, yalnızca eğitim sisteminin karnesi değildir. Bu karne, bir iktidarın evlatlarımıza nasıl baktığının karnesidir. ve bu karne bize açıkça şunu söylüyor: Bu iktidar sınıfta kalmıştır" dedi.
Arıkan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi için yapılan hazırlıklara ilişkin, "İki günlük NATO Zirvesi için Ankara adeta olağanüstü hal koşullarına hazırlanıyor. Ankara'nın önemli bölümleri 'kırmızı alan' ilan ediliyor. Trafik akışı durduruluyor, bazı yollar tamamen kapatılıyor, NATO zirvesi için Başkent'in yaşamı askıya alınırken, bunun bedelini Ankaralılar ödüyor. Gündelik işlerde çalışanlar işe ulaşmakta zorlanıyor. İşçiler ücretsiz izin uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Esnaf müşteri kaybı yaşıyor. Başkent halkı kendi şehrinde ikinci plana itiliyor. Elbette kendi şehrinde zirve mağduriyeti yaşayan Ankaralılar soruyor: Bu NATO kimin güvenliğini sağlıyor? Ankara'nın mı? Türkiye'nin mi? Dünya barışının mı? Yoksa Epsteincı Siyonist sermayenin ve onların stratejik çıkarlarının mı" diye konuştu.
Arıkan, NATO'nun tarihine ilişkin ise şunları kaydetti:
"Bosna'da, Srebrenitsa'da yaşananlar hala hafızalardadır. Irak'ın işgali sürecinde yaşanan katliamlar unutulmamıştır. Afganistan'da 20 yıl süren askeri operasyonlardan geriye büyük bir yıkım kalmıştır. Libya bugün hala parçalanmış bir yapı içerisindedir. Suriye'de milyonlarca insan evinden yurdundan edilmiştir. Gazze'de yaşanan insanlık dramı devam etmektedir."
NATO; sözde insan haklarını, sözde güvenliği, ve sözde uluslararası hukuku savunmaktadır. Gerçekte ise NATO üyesi ülkelerin önemli bölümü Gazze'de katliam devam ederken İsrail'e siyasi ve askeri destek sağlamıştır. Bu yüzden NATO'yu yalnızca bir güvenlik örgütü olarak tanımlamak mümkün değildir. NATO aynı zamanda küresel sömürü sisteminin kolluk gücüdür.