Siyasi Tutuklu Aileleri Komitesi, Filistin güçlerinin bir çocuğun ölümüne yol açan operasyonunu kınadı
İşgal altındaki Batı Şeria'daki Siyasi Tutuklu Aileleri Komitesi, Filistin güvenlik güçlerinin bir çocuğun ölümüne yol açan operasyonunu kınadı.
Siyasi Tutuklu Aileleri Komitesi, Batı Şeria'nın Tubas kentine bağlı Tamun beldesinde Filistin yönetimine bağlı güvenlik birimlerinin açtığı ateş sonucu bir çocuğun hayatını kaybettiği, kız kardeşinin ise başından yaralandığı operasyona ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Komite, olayda hayatını kaybeden çocuğun, İsrail tarafından aranan Samir Samara'nın oğlu Yezan Samara olduğunu bildirdi. Samir Samara'nın kızının da doğrudan hedef alınan araçta başından vurularak yaralandığı belirtildi.
Açıklamada, yaşananların "işgale karşı direniş gösteren ve aranan kişilerin takibine dayalı sistematik bir politikanın sonucu" olduğu savunularak, bu yaklaşımın Filistinliler arasında kan dökülmesine yol açtığı ifade edildi.
Filistin yönetimine bağlı güvenlik birimlerinin, İsrail'in hedef listesinde yer alan kişileri takip etmesinin "ulusal çizgiden tehlikeli bir sapma" olduğu öne sürülen açıklamada, olaya ilişkin emir verenler ve uygulayanların tam sorumluluk taşıdığı kaydedildi.
Komite, aranan kişilere yönelik takibin durdurulmasını ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasını talep ederek operasyonu kınadı.
Filistin basınına yansıyan haberlere göre, Filistin yönetimine bağlı güvenlik güçleri, hakkında arama kararı bulunan Samir Samara'nın aracına ateş açmıştı.
Ateş açıldığı sırada araçta Samara'nın eşi ve üç çocuğunun da bulunduğu, Samara'nın bacağından vurulduğu, 16 yaşındaki oğlunun yaşamını yitirdiği, 2 yaşındaki kızının ise başından yaralandığı aktarılmıştı.
Çocuğun cenazesi ile yaralı bebeğin hastaneye getirilmesinin ardından hastane çevresinde olaylar çıktığı, bazı Filistinlilerin lastik yakarak ve yolları kapatarak Filistin yönetimini protesto ettiği kaydedilmişti.
Filistin güvenlik güçleri sözcüsü Enver Receb ise yaptığı açıklamada, görev sırasında meydana gelen kayıplardan derin üzüntü duyduklarını belirtmiş, olayın titizlikle soruşturulduğunu, sorumluların tespit edileceğini ve soruşturma sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etmişti.