Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, IPA II Dönemi Kapanış Konferansı'nda konuştu:
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yeşil dönüşümden dijital teknolojilere, sağlık ve biyoteknolojiden savunma sanayisi ve uzaya kadar uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin kalkınma hedeflerinin, Avrupa'nın yeni dönem öncelikleriyle güçlü bir uyum gösterdiğini belirterek, "Bu potansiyeli karşılıklı kazanımlar üreten yeni ortaklıklara, stratejik yatırımlara ve uzun vadeli işbirliklerine dönüştürmeye hazırız." dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Avrupa Birliği (AB) ortak finansmanıyla yürütülen "İnovasyonu Etkiye Dönüştürmek" temalı Rekabetçi Sektörler Programı (RSP) IPA II Dönemi Kapanış Konferansı, JW Marriott Otel Ankara'da gerçekleştirildi.
Kacır, burada yaptığı konuşmada, Türkiye olarak son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sanayi ve teknoloji alanında büyük bir atılıma imza attıklarını söyledi.
Rekabetçi üretim altyapısıyla Türkiye'nin bugün Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu vurgulayan Kacır, "Türkiye ekonomisi, sahip olduğu dinamizmle uluslararası yatırımlar ve yeni işbirlikleri için önemli fırsatlar sunuyor." diye konuştu.
Kacır, AB ile köklü bir geçmişe dayanan ilişkileri ve ortaklık hukukunu Türkiye adına stratejik bir değer olarak gördüklerine işaret ederek, Türk sanayisinin otomotivden makineye, beyaz eşyadan tekstile kadar pek çok sektörde Avrupa'nın üretim ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Geçen yıl 233 milyar dolara ulaşan karşılıklı ticaret hacminin, ekonomiler arasındaki bütünleşmenin ulaştığı seviyeyi ortaya koyduğuna dikkati çeken Kacır, "AB'ye tam üyelik hedefimiz, Avrupa'nın geri kalanıyla aynı çatı altında, kıtamızın yarınlarını birlikte şekillendirme irademizin ifadesidir. AB programlarını ve katılım öncesi mali işbirliği mekanizmalarını tam üyelik hedefimiz doğrultusunda ilişkilerimizi güçlendiren, ortak önceliklerimizi somut proje ve yatırımlara dönüştüren stratejik araçlar olarak görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
IPA II döneminde 43 projeye 260 milyon avro destek
Kacır, IPA'nın birinci döneminde, bölgesel kalkınmayı hızlandırmaya ve KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmaya odaklandıkları bilgisini vererek, şöyle devam etti:
"43 ilimizde 46 projeye yaklaşık 500 milyon avro kaynak sağlayarak 10 iş geliştirme merkezi, 9 ortak kullanım üretim tesisi, 8 AR-GE ve yenilik merkezi, 3 lisanslı depo ve bir lojistik merkezi kurduk. Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla bugüne kadar 20 binden fazla KOBİ'mizi modern üretim altyapılarıyla buluşturduk, yaklaşık 300 yeni işletmenin kurulmasına öncülük ettik. İşletmelerimizi daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak üzere 14 binden fazla KOBİ'mize 1 milyar avroluk kredi hacmi oluşturduk, girişimlerimize 50 milyon avroluk yatırım desteği sağladık."
Programın ikinci döneminde yapılan çalışmalara da dikkati çeken Kacır, "Bu dönemde ise 23 ilde 43 projeye yaklaşık 260 milyon avro kaynak sağladık." ifadesini kullandı. Kacır, ikinci dönem 25 AR-GE ve yenilik merkezi, 3 dijital dönüşüm merkezi, 8 ortak kullanım tesisi ile 3 test ve analiz merkezinden oluşan kapsamlı bir teknoloji altyapısını sanayinin, araştırmacıların ve üniversitelerin hizmetine sunduklarını ve bu altyapılarla 1000'den fazla KOBİ'yi ileri teknoloji imkanlarıyla buluşturduklarını aktardı.
Üniversiteler, araştırma kuruluşları ve sanayiciler arasında 80'e yakın araştırma ortaklığının kurulmasına öncülük ederek 200'den fazla yenilikçi ürün ve prototipin geliştirilmesinin, 40 ürünün ticarileştirilmesinin önünü açtıklarını vurgulayan Kacır, merkezlerde yürüttükleri özgün AR-GE çalışmalarıyla 40 patentin tescilini sağlayarak Türkiye'nin teknoloji geliştirme ve fikri mülkiyet kapasitesini ileriye taşıdıklarını anlattı.
Kacır, yürütülen diğer projelere de dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"Dünyanın en büyük sivil AR-GE programı olan Ufuk Avrupa'da, 2021'den bu yana ülkemiz kuruluşlarının yer aldığı 992 projeyle 496 milyon avroluk fon desteğini ülkemize kazandırdık. Kuruluşlarımız 85 projede konsorsiyum koordinatörlüğü üstlenerek Avrupa'nın araştırma ve yenilikçilik ekosisteminde yalnızca katılımcı değil, uluslararası araştırma ortaklıklarına liderlik eden ve yenilikçi projelere yön veren aktörler olarak önemli sorumluluklar üstlendi. Bugüne dek toplam 243 bin 654 KOBİ, COSME Programı kapsamında sunulan finansal araç ve proje desteklerinden yararlandı. Ulusal koordinatörü olduğumuz 'Dijital Avrupa Programı' ile sanayicilerimizin, girişimcilerimizin ve üniversitelerimizin program kapsamında kurulan kritik altyapılara erişimini sağlıyoruz. Bu işbirliği sayesinde araştırmacılarımız ve kurumlarımız, Avrupa'nın önde gelen süper bilgisayar altyapılarında bugüne kadar yaklaşık 100 milyon dolar değerinde hesaplama kapasitesinden ücretsiz yararlandı."
IPA III döneminin öncelikleri
Kacır, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına katılan 8 konsorsiyumla KOBİ'lerin, girişimcilerin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümüne hız kazandırdıklarını dile getirdi.
Bu noktada, IPA II ile Dijital Avrupa Programı arasındaki güçlü sinerjiye işaret eden Kacır, IPA II kapsamında kurulan teknoloji ve inovasyon altyapılarını Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Ağı'na entegre ederek bu yatırımların sürdürülebilirliğini güçlendirdiklerini, merkezlerin Avrupa çapındaki bilgi, işbirliği ve finansman imkanlarından daha etkin yararlanmasını sağladıklarını bildirdi.
Kacır, Türkiye ile AB'nin birlikte oluşturduğu bu birikimi koruyarak, geliştirerek ve yeni fırsatlarla buluşturarak gelecek döneme taşımakta kararlı olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"IPA III döneminde imalat sanayisinin dijital dönüşümünü destekliyor, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği ve araştırma kapasitesini güçlendirecek projeler yürütüyoruz. Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu (TIDIP) ile AB ile yeşil dönüşüm alanında geliştirdiğimiz işbirliğini uluslararası finans kuruluşlarını da kapsayacak şekilde daha ileri bir seviyeye taşımak arzusundayız. IPA III kapsamında TIDIP için sağlanacak 5,7 milyon avroluk AB desteğinin, platformun güçlenmesine ve sanayimizin karbonsuzlaşma yatırımları için daha fazla finansmanın mobilize edilmesine önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, Türkiye ile AB arasında 20 yılda oluşturduğumuz bu birikimi daha ilerletmek, ortaklığımızı yeni nesil teknolojiler ve stratejik yatırımlarla derinleştirmektir. AB'nin 2028-2034 mali dönemine yönelik Küresel Avrupa ve Avrupa Rekabetçilik Fonu çalışmalarını bu bakımdan yakından takip ediyoruz. Yeşil dönüşümden dijital teknolojilere, sağlık ve biyoteknolojiden savunma sanayisi ve uzaya uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin kalkınma hedefleri, Avrupa'nın yeni dönem öncelikleriyle güçlü bir uyum gösteriyor. Bu potansiyeli karşılıklı kazanımlar üreten yeni ortaklıklara, stratejik yatırımlara ve uzun vadeli işbirliklerine dönüştürmeye hazırız."
Avrupa'nın rekabet gücünü yeniden artırma hedefine ilerlerken Türkiye'nin imkan ve kabiliyetlerinden azami ölçüde yararlanılmasının, her iki tarafın da ortak menfaatine olduğunu vurgulayan Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
"Beklentimiz, ülkemizin adaylık statüsünü, Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş yapısını ve geride bıraktığımız 20 yılda birlikte oluşturduğumuz kurumsal birikimi gözeten, karşılıklı kazanımları esas alan bir mali işbirliği modelinin hayata geçirilmesidir. Bakanlık olarak Türkiye'nin ihtiyaçlarına ve potansiyeline uygun, stratejik yatırımları finansmanla buluşturan, bilim ve teknoloji alanındaki ortaklıklarımıza yeni ufuklar açan projeleri AB ile birlikte tasarlamaya ve uygulamaya hazırız."
Açılış konuşmalarının ardından Bakan Kacır, programda başarılı olan ve öne çıkan proje sahiplerine ödüllerini takdim etti.