İSO Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı kamu bankalarının genel müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi

Admin User 24 Haziran 2026, 19:45 22 Okunma Gündem

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücünün ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkün olduğunu ifade ederek, "Üretimden uzaklaşan değil, üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız." dedi.

İSO'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul Sanayi Odası Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı "Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek" ana gündemiyle Odakule'de gerçekleştirildi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan'ın açılış konuşmasının ardından düzenlenen panelde, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney gündeme yönelik değerlendirmelerini paylaştı.

Toplantıda konuşan Bahçıvan, bir sivil toplum kuruluşu olarak görevlerinin yalnızca verileri açıklamak değil, bu verileri çözüme, politikaya ve Türkiye'nin geleceğini güçlendirecek yeni bir üretim vizyonuna dönüştürmek olduğunu vurguladı.

Sanayicinin sesini duyurmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve nitelikli üretimi destekleyen politikalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirten Bahçıvan, "Sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicilerimiz adına talep ediyoruz." dedi.

Bahçıvan, sanayici için finansmanın öneminden bahsederek, sanayi kuruluşlarının üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran şirketler olduğunu kaydetti.

Finansmanla ilgili sorunlar yaşadıklarını aktaran Bahçıvan, "Finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkansız." açıklamasında bulundu.

"Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır"

İSO Başkanı Bahçıvan, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücünün ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkün olduğunu ifade ederek, "Üretimden uzaklaşan değil, üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız. Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İSO olarak 'Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye'ye Sahip Çıkmaktır' diyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Sanayinin finansmanının büyük oranda bankacılık sistemi üzerinden yürüdüğüne dikkati çeken Bahçıvan, başka ülkelerin banka kredileri ile sermaye piyasalarının birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu, özellikle özel sektör tahvilleri, girişim ve büyüme sermayesi fonları, menkul kıymetleştirme uygulamalarının ilerleyen dönemde daha fazla kullanılması gerektiğini vurguladı.

Bahçıvan, söz konusu finansmanlar için kamu bankalarının öncü ve katalizör rol üstlenmesinin önemli olacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Türk ihracatçısının zorlu küresel koşullarda en önemli destekçilerinden birisi şüphesiz ki Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredileridir. Ancak bu kredilerde limit, teminat ve peşin faiz uygulaması gibi sorunlar devam etmektedir. Özellikle günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon lira ile sınırlı olması, ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirmekte, bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Bu nedenle, günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli bir destek sağlayacaktır.

Ayrıca firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak Türk sanayisinin bugün ihtiyacı olan sadece daha uygun maliyetli kredi değil, bunun yanı sıra ve bundan daha önemli olarak, daha uzun vadeli sermaye, daha derin sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ile entegre çalışan yeni nesil finansman araçlarıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için sanayi, finans ve kamu politikalarının aynı stratejik vizyon etrafında buluşması da gerekmektedir."

Kaynak: AA / Mücahit Enes Sevinç
Etiketler: Turkiye
Kaynak: Kaynak Site

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap veya Üye Ol

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!