ABD-İran mutabakatıyla evlerine dönen Lübnanlılar, İsrail saldırılarından kalan ağır yıkımla karşılaştı
ABD ve İran arasında varılan mutabakatın ardından Lübnan'ın güneyindeki beldelere dönmeye başlayan aileler, haflardır süren saldırıların geride bıraktığı ağır yıkımla karşılaştı.
ABD ve İran arasında 15 Haziran'da sağlanan ve Lübnan'ı da kapsadığı açıklanan mutabakat, haftalardır bombardımanlar ve zorunlu göç nedeniyle evlerinden uzak kalan binlerce Lübnanlı için yeniden dönüş umudu doğurdu.
Özellikle Litani Nehri'nin güneyindeki sınır hattında yaşayan aileler, evlerinin durumunu görmek ve arazilerini kontrol etmek amacıyla beldelerine yöneldi. Ancak aileler, büyük umutlarla döndükleri köylerde yıkılmış evler, kullanılamaz hale gelen iş yerleri ve saldırıların izleriyle karşılaşıyor.
Evlerine dönmenin sevincini yaşayan aileler, bir yandan yıkılan ev ve iş yerlerini nasıl yeniden ayağa kaldıracaklarını düşünürken, diğer yandan sağlanan mutabakatın kalıcı barışın önünü açmasını umut ediyor.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılarda 1 milyondan fazla kişi yerinden edilmişti.
17 Nisan'da ilan edilen ateşkesin ardından da çok sayıda Lübnanlı evlerine dönmüş ancak İsrail'in sürdürdüğü saldırılar nedeniyle birçok aile yeniden yerinden olmuştu..
İsrail ordusu bu sürede Lübnan'ın güneyindeki sınır hattında 60'dan fazla beldeyi de işgal ederek, bölge halkını göçe zorladı.
Geçim kaynaklarını kaybetmelerine rağmen umutlarını yitirmediler
Sur kentine bağlı Burç Kalavay'da esnaflık yapan Muhammed Alyan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağlanan mutabakatın ardından beldesine döndüğünü söyledi.
İsrail'in ateşkese rağmen beldeye düzenlediği yoğun saldırılarda iş yerini kaybettiğini belirten Alyan, "Burada, 2024 yılında hayatını kaybeden muhtar Hüseyin er-Rumeyti'ye ait bir mülkte kiracı olarak bulunuyordum. Onun Burç Kalavay'daki evi daha önce vurulmuştu, şimdi de buradaki iş yerleri hedef alındı." dedi.
Geçim kaynaklarını kaybetmelerine rağmen umutlarını yitirmediklerini dile getiren Alyan, "Bu savaşın sona ermesini ve yeniden evlerimize, topraklarımıza dönebilmeyi saatler ve dakikalar sayarak bekliyorduk. Evet, iş yerlerimiz yıkıldı, geçim kaynaklarımızı kaybettik." diye konuştu.
Beldedeki 4 katlı evinin de yıkıldığını anlatan Alyan, "Ama Allah'a hamdolsun, bunların hiçbiri bizi yıldıramaz. Önemli olan toprağımıza geri dönmemiz ve başımız dik şekilde yaşamaya devam etmemizdir." ifadelerini kullandı.
Deyr Kanun Nehir beldesinde de yoğun hava saldırıları nedeniyle büyük yıkım meydana geldi.
Mutabakatın ardından evlerini kontrol etmeye gelen Hariri ailesi de büyük yıkımla karşılaştı. Yıkılan evinin önünde büyük üzüntü yaşayan Um Ali, "Bu evde amcam Hasan Hariri şehit oldu." dedi.
ABD-İran mutabakatı
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran'da ABD ve İran'ın, yürütülen müzakerelerin ardından, Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaları sonlandırmak üzere mutabakata vardığını duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını belirtmişti.
ABD-İran mutabakatının özellikle Lübnan'ı da kapsayacağının açıklanması İsrail'de tartışmalara neden olmuş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini ileri sürmüştü.